İzmir' in adeta Doğu’ ya açılan kapısı olan Ankara çıkışında bir mesire alanı yakınlarındaki çalılık bir alanda, naylona ve bir takım materyallere sarılmış, adeta bir mumya haline getirilerek saklanmış bir ceset bulunur. Bulunan bu ceset İzmir' de anında haberlere konu olur ve adeta kokusu İzmir' de yayılır. İzmir cinayet masası ekibinde görevli Polis Serkan ve ekip arkadaşları Ekrem ve Naci bu esrarengiz cinayeti araştırmakla görevlendirilir.rnrnYapılan araştırmalarda cesedin yaklaşık on altı aydır çalılık alanda saklandığı tespit edilir fakat ilk etapta cesedin kimliği hakkında hiçbir veri elde edilemez. Polis Serkan bu cinayetin çözümünü kendisine şeref konusu edinir ve cinayeti çözmekte kararlıdır. Fakat iki ekip arkadaşıyla birlikte başladığı satranç oyununda işler hiç te sanıldığı gibi gitmeyecektir.rnrnÇalışmalar derinleştikçe birbiriyle bağlantılı farklı cinayetlerin kapısı aralanır. Adeta bir dedektif gibi çalışarak olayı çözmeye çalışan Serkan’ ın karşısına birbirinden zorlu problemler çıkmaya başlar ve yaklaşık bir buçuk yıl önce cinayet işlemiş bir katil, kendisinin etrafında daralan çembere rağmen tekrar kan tazeleyerek seri bir katile dönüşür ve Serkan’ ın bir adım ötesinde cinayet işlemeye devam eder. Serkan’ın, katile ulaşmaya çalıştığı her aşamada karşısına çıkan, yeni ve kan dondurucu cinayetlerdeki ayrıntılar Serkan’ ı ve ekip arkadaşlarını adeta dehşete düşürür.rnrnSerkan artık, psikopat, paranoyak ve profesyonel bir katil ile satranç masasına oturmuştur. Taşlar karşılıklı oynatılmağa başlanır ve Serkan’ın amacı, doğru taşı doğru kareye, doğru zamanda yerleştirmek olacaktır.rnrnKitabın Arka Kapak Yazısında;rnrnÇalılıkta aylarca saklanmış bir ceset...rnrnTarifi mümkün olmayan koku...rnrnOrtaya çıkmanın verdiği endişe...rnrnParanoyaya dönüşmüş bir hayat...rnrnPsikopat bir katil...rnrnProfesyonelce işlenmiş ve sonrası planlanmış cinayetler...rnrnCesetlerin telefonlarından gelen mesajlar...rnrnBankaya yatırılan para...rnrnHiçbir şeyden habersiz herkes...rnrnVe adım adım takipte üç polis...rnrnBurası, herkesin bir şeyler gördüğü fakatrnrnHiç kimsenin hiçbir şeyden haberinin olmadığı İZMİRrnrn“Egenin serin sularına her zaman yağmur damlamaz, kan damlar bazen denizinin derinliklerine…”rnrn rnrnPolisiye Yazar Ali Bayram’dan Suç Numarası On Altı’ya;rnrn rnrnOlay yeri ile otopsi arasında katile ulaşmak, onu yakalamak, kurbanın huzurlu uykusunun başlangıcıdır. Bu kitabı okuyarak nasıl bir suç dosyasının içinde olacağınızı merak ediyorsanız, “Suç Numarası On Altı” ile tüm ezberleriniz bozulacak… rnrnÜmit Kızmaz kimdir?rnrnYazar Ümit Kızmaz, 1987 yılında Konya ilinin Ereğli ilçesine bağlı Belkaya Kasabası’nda çiftçi bir babanın dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Yirmi yaşında iken babasını kaybetmiş ve bu kaybediş onu yazmaya yönlendirmiştir. Polisiye roman ve şiir yazmayı çok seven yazar, İşletme ve Adalet bölümlerini başarı ile tamamlamıştır, ayrıca Kamu Yönetimi bölümünde tahsili devam etmektedir. Polisiye/Gerilim dalında, yapmacıklıktan uzak bir şekilde kaleme almış olduğu “Suç Numarası On Altı” isimli romanı dışında, basıma hazır olan bir şiir kitabı ve bir polisiye romanı vardır.rnrn


YORUMLAR