AHA-İSTANBUL Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) 2007 2008 2009 yıllarında sürekli KÜRESEL ISINMA dedik ve sebeplerini aktarıp Küresel ısınma ve beraberinde gelecek tehlikeleri aktaran uyarılar yaptık. Bakın artan soğuk hava şartları doğadaki canlıları dondurmaya ve canlarını almaya başladı.
“Çevre ve Tüketici için el ele verelim”
Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş “çevre ve Tüketici kavramlarının birbirini tamamlayan ve iç içe olan kavramlar olduğunu, ikisini birbirinden ayırmadan, birlikte hareket ederek toplumun bilinçlenmesinin sağlanması gerektiğinin altını çizdi.
Göktaş, “Kıymetli insanlarımız, 2007 – 2008 – 2009 yıllarında sürekli yaz aylarındaki aşırı sıcaklıkları gündeme getirip küresel ısınmadaki tehlikeye dikkat çekmiştik. Küresel ısınma deyince artan sıcaklığı düşünmeyelim. Bakın bu gün aşırı soğuklar nedeniyle donarak ölenler artış göstermeye başladı. Girin internet sitelerine, gazetelerimizin web sayfalarına donan insanları, canlıları, doğada yaşayan hayvanlar âlemindeki canlıları görün. Büyük bir artış var. Bunun sebebi gereksiz bilinçsiz tüketim. Bunun sebebi, çevre ve doğanın hor kullanılması, bilinçsiz tüketilmesi. Elbette bunun doğal nedenleri var. O bilim adamlarımızın işi. Araştıracak ve soruşturacaklar bizlere bilgi verecekler, tedbir alacağız. Ama bizlerinde ferdi olarak birer tüketici olmamız sebebiyle yapacaklarımız var. Davranışlarımızı kontrol etmeliyiz. Doğayı, çevreyi bu denli hor kullanmamalıyız. Yakıp, yıkıp, kesip yok etmemeliyiz” dedi.
Göktaş, “ormanlık alanlarımıza, yeşil alanlarımıza, sulak arazilerimize, su kaynaklarımıza, bitki örtümüze, ağaçlarımıza, çalılıklarımıza, sazlıklarımıza, otluklarımıza, yaylalık mekânlarımıza sahip çıkmalıyız. Kirletmemeliyiz. Ağaçları kesmemeliyiz. Çünkü bu yeryüzündeki doğal bitki örtüsü bizim gerçek evimiz. Mekânımız. İnsan evini kirletir mi, insan evinde kendisine lazım olan bir malı, cihazı, kullandığı aleti yok eder mi? Doğa bizim evimiz. Ağaçlar, sazlıklar, dereler, ırmaklar, dağlar, taşlar evimizin birer parçası. Her şeyden önemlisi doğada bizim dışımızda yaşayanların barınakları. Bilinçsiz kullanım o canlılarında yaşamlarını ellerinden alıyor. Sığınacak bir ağaç kovuğu, mağara, oyuk bulamıyorlar. Dalına konacak, orada yuva yapacak ağacı bulamıyorlar. Onların hepsinin yaradılış gayesi var. Hepsinin doğada bir gerekliliği var. Onlar yok olunca doğada çok şey yok oluyor. Bunların hepsi birbirine bağlı ve hor kullanımdan, bilinçsiz tüketimden geçiyor. Lütfen tüm tüketiciler çevremiz, doğamız için el ele verelim” dedi.


YORUMLAR