AHA İSTANBUL- İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşımızın kabulünün 92. Yılında Bahçelievlerde törenle anıldı.
Bahçelievler Belediyesi, milli şairimizin yaşamını kronolojik olarak anlatan Elemim Bir Yüreğin Kârı Değil Mehmet Akif albümüyle kitap halinde kültür sanat dünyamıza kazandırırken, albümün tanıtımını Milli şairimizin torunu Selma Argonun da konuşmacı olarak katıldığı programda yaptı. Nurettin Topçu Kültür Merkezinde gerçekleşen etkinlikte konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu Diriliş ve Direnişin bayraktarlığını yapmış İstiklal Şairimizi hürmetle, minnetle, şükranla yâd ediyoruz. Bizler Mehmet Akifin şiirleriyle, Safahatı okuyarak büyüdük. Kendisi İstiklal Marşımızın 41 kıtasına ayrı ayrı anlamlar yüklemiştir, Geçmişle adeta günümüzü özdeşleştirerek bizlere armağan etmiştir. Hepimizin, özellikle gençlerin İstiklal Marşımızı ezbere bilmesi gerekir dedi.
Bilinmeyen yönleriyle Dedem Mehmet Akif Ersoy konferansında konuşan torunu Selma Argon dedesinin bilinmeyen yönlerini anlattı. Dedesinin çok yönlü bir insan olduğunu söyleyen Argon; dedem filozof, bilim adamı, baytar ve aynı zamanda pehlivandı. Milli mücadele yıllarında Anadoluda ayak basmadık yer bırakmadan kadın, erkek hiç düşünmeden kendini vatan uğruna feda etmesi gerektiğini anlattı. Vatan, bayrak ve asker onun için çok önemliydi. Çanakkale şehitlerimizi anlattığı ifadeler her dinledikçe hepimizin gözünün önünde canlanır. Onun torunu olmak benim için büyük bir sevinç bunu bana Allahın bir hediyesi olduğunu düşünüyorum. Onu göremediğim için çok üzgünüm. Onu dede olarak tanıyamamak içimde bir ukdedir. Ben kendisini göremedim ama 3 ay önce kaybettiğim ablam Ümit (Ferda Argon) kendisini 4 ve 9 yaşlarında iken iki kez görmüştü. Dedem, tam kelimesiyle adam gibi adamdı. Kendisini Mehmet Akif Ersoy olarak şair yönüyle hem de dürüst kişiliğiyle dede olarak tanımayı kendisine sarılmayı çok isterdim. Fakat Asımın nesli olan sizler hepiniz onun torunusunuz. Bu tür programlarda çok duygulanıyorum. Dedem sayesinde gördüğüm ilgiden çok mutluyum fakat beni üzen tek şey kendisi hakkında söylenen Mısıra kaçtı, şapka giymemek için Mısıra sürüldü sözleridir. Kendisi Mısırda bulunduğu süre zarfında sürekli vatan hasreti çekmiştir. Asla şikayetçi olmamıştır. Kurulan Cumhuriyet hakkında asla menfi bir düşüncesi ve sözü olmamıştır. Asla siyasi bir konuşması yoktur. Bu sözler dedem gibi bir insanı basite indirmek için kıskanarak söylenmiş sözlerdir diye düşünüyorum. Kendisi kişilik olarak hep başı açık gezen birisiydi. Fes giyilen zamanlarda da çok mecbur olmadıkça, resmi bir yere gitmedikçe fesini takmazdı. Mısırdan dönerken gemiden indiğinde de başında şapka vardı.
HABER- AHA
Dedem Mehmet Akif adam Gibi Adamdı